Temel fotoğrafçılıkta kullandığımız fotoğraf makinelerinin en temel özelliklerini tanıtarak başlamak istiyorum.</p><p>Dijital fotoğraf makinelerinde fotoğrafın oluşması için ışığa duyarlı bir sensör vardır. CMOS ve CCD teknik bilgilerine girmeyeceğim sadece şunu belirtelim aslında her iki sensör teknolojisi aynı işlevi görmekte CMOS daha eski CCD ise daha yeni bir teknolojiye sahip her ikisininde makineden makineye değişen iyi sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz.
Konumuza dönecek olursak en temel anlatımla objektiften geçen ışığın sensör üzerine düşmesi ile dijital fotoğraf karesi oluşmuş olur.
DİYAFRAM NEDİR? NE İŞE YARAR?
Objetiften geçen ışığın fotoğrafı oluşturmadan önce belirli aşamalardan geçiririz bu aşamalardan birincisi kullandığımız objektife bulunan mercekler sayesinde net bir görüntüyü sensör üzerine düşürebiliriz. İkinci olarak objetifin içinde bulunan diyafram perdesini açıp kısarak objektifden geçen ışığın miktarını belirleriz.
Bu konuyu bir örnek ile anlatalım: Bir insan gözünü düşünün; aydınlık bir ortamda göz reflekslerimiz fazla ışığı kırmak için gözümüzü kısar bu sayede fazla ışığın etkisinden sakınmamızı sağlar. Karanlık bir ortamda ise tam tersi bir durum söz konusudur; gözlerimizi olabildiğince açarak daha fazla ışıktan faydalanmaya çalışırız. Fotoğraf makinesindeki diyaframı da tam bu şekilde değerlendirebiliriz. Fazlasıyla aydınlık bir ortamda diyaframı kısarak içeri giren ışık miktarını azaltır, karanlık bir ortamda ise diyaframı açarak içeri daha fazla ışık girmesini sağlarız.
Diyafram değeri fotoğraf makinelerinde “f” değeri ile ifade edilir. 1.0, 1.4, 2.0, 2.8, 4.0, 5.6, 8.0, 11, 16, 22, 32, 45, 64, 91 gibi değerler ile okunur. Burada ters bir mantık vardır. Diyaframın değeri düştükçe içeri giren ışık miktarı artar, yükseldikçe da azalır. Diyafram, sadece ışık mitarını belirlemekle kalmaz aynı zamanda fotoğraftaki net alan derinliğini de etkiler. (Bu konuyu daha sonraki makalelerimde paylaşacağım.)
ENSTANTANE NEDİR? NE İŞE YARAR?
Fotoğraf makinelerinde sensör ile objektif arasında bir perde vardır. Bu perde ışığın sürekli sensör üzerine düşmesini engeller. Deklanşöre bastığımız anda bu arada ki perde kalkar ve objektiften gelen ışık sensör üzerine düşer ve fotoğraf oluşur. Buradaki püf nokta şudur: Enstantane Objektiften geçen ışığın süresini belirler. Yani diyaframdaki mantığın bir benzeri burada da karşımıza çıkıyor. Aydınlık bir ortamda içeri giren ışık fazla olacağından hızlı bir esntantane kullanmak gerekir. Örneğin dış mekanda öğlen saatlerinde 1/500 (Saniyenin 500 de 1 i) enstantane bile aydınlık bir fotoğraf oluşturacaktır. Akşam hava kararmak üzere iken 1/4 enstantane bile yeterli olmayacaktır.
ISO NEDİR? NE İŞE YARAR?
ISO, fotoğrafta kısaca ışığa duyarlı katman yani sensörün ışığa karşı olan hassasiyetini ifade eder. Yeterli ışık bulunmayan ortamlarda ISO değeri arttırılarak ışıktan daha fazla faydalanılabilir. Ama unutulmaması gerekn bir husus vardır: ISO değeri arttırıldıkça hassasiyet de artar buda fotoğrafta kirlenmelere sebep olur. Bu kumlanma gibi duruma gren oluşumu da denir. Yeterli ışık olan ortamlarda ISO değeri en düşük oranda kullanılmalıdır.